Blog yazısı yayımlamadan önce ve sonra yapmanız gerekenler

blog yazısı

Bir blog yazısı yazmak ve yayımlamak ne kadar kolay değil mi.

Bazı kelimeleri bir araya getir bir makale oluştur ve yayımlaya bas: BİTTİ!

Şimdi biraz durun. 

Yazmak konusunu bu şekilde çözmüş olabilirsiniz, ama bu sizi bir adım öteye götürmez.

Etrafta gördüğünüz süper blogcular, her blog yazısı için bir dizi şey yapmaları gerektiğini anladıkları için o konumdalar.

Birisi bir blog yazısı yazdığında ne olursa olsun, kendilerini okuyacak insanların gözüyle bakmalıdır yazıya.

Bu neden önemli?.

Çünkü onların bakış açısına sahip değilseniz, yazdıklarınızın onları ilgilendirip ilgilendirmediğini bilemezsiniz.

2000 kelimelik bir yazıyı yarım saatten daha kısa bir sürede yazıp bitirebilirsiniz. Hemen tıklayıp yayımladığınızda çok büyük bir iş başarmış gibi de hissedebilirsiniz. 

Ancak sorun o yazıyı hemen yayımlamak yada yayımlamamak değil. Önemli sorun blogunuzun büyümemesi dir.

Sitenizde 10.000 blog yazısı buluna bilir. Ancak bunlar ulaşmaya çalıştığınız kişilere ulaşmıyorsa ne anlamı var?.

Derin bir ormanda bir ağaç kökünden sökülüp devrildiğinde ses çıkarır mı?. Muhtemelen evet. Muhtemelen çünkü kimse duymamışsa çıkan sesin bir önemi yoktur.

Blogunuz içinde durum böyledir. İstediğiniz kadar çok ve hızlı yazın, kimse bilmiyorsa hiç sesiniz çıkmıyor demektir.

İnsanların blogunuza gelmesini sağlamak için, yayınladığınız her blog yayını için birkaç şeyi mutlaka yapmanız gerekir.

Bunlar hiç de zor şeyler değil, ama etkileri oldukça fazladır.

Yazmadan önce yapılması gerekenler

Bir blog yazısı henüz kelimeler ortada yokken başlar. Yazmaya başlamadan önce düşünmeniz gereken şeyler vardır.

1- Okuyucular için mi, yoksa sizin için mi?

Düz bir şekilde, bir şey yazmak istediğiniz her seferinde kendinize bu soruyu sormanız gerekir. 

Çok sık olarak, blogcular kendileri için yazmak gibi bir hataya düşerler. Bu onların blogu, neden kendileri için yazmasınlar?

Bunun nedeni, insanların sizi duymak için blogunuza gelmemesidir.

Blogunuza geliyorlar çünkü bir şeylerle ilgili yardım arıyorlar. Bir hedefe nasıl ulaşacaklarını anlamaya çalışıyorlar ve kendiniz hakkında 30 paragraf bulunan bir yazı ile karşılaşırlarsa muhtemelen bundan hoşlanmayacaklardır.

Kitleniz için yazmıyorsanız, kimse yazdıklarınızla ilgilenmez.

2- Yeterli uzunlukta yazabilir miyim?

Blog yayınınızın uzunluğu, bir dizi nedenden dolayı başarısını belirleyebilir:

  1. Google daha uzun yazılara öncelik vermektedir. Bir çok araştırmanın sonucunda bu sonuç net bir biçimde ortaya koyulmuştur. Arama sonuçlarında ilk sırada yer alan içeriklerin çok büyük kısmı 1500 ile 3000 kelime arasında uzunluğa sahiptir.
  2. Daha öncesinde aynı konular defalarca yazılmış olacağında sizin konuya daha fazla derinlik katmanız gerekir. Bunu yapmadan rakiplerinizle mücadele etmeniz söz konusu değildir. “Uzun yazıları insanlar okumuyor” gibi bir saçmalığa inanmayın. Okumayanlar sadece o bilgiye ihtiyaç duymayanlar. Şayet bir problemlerini çözecekse insanlar çok uzun da olsa yazıları okurlar.

Her durumda uzun makaleler yazmak mümkün olmayabilir. O zaman ne yapmak gerekir?.

Yazmayın!.

Hepsi bu kadar, sadece 400 kelimelik bir makale yazabileceğiniz bir konu seçmişseniz yazmayın ve başka bir konu bulun.

3- Blogunuzun konusuna uyuyor mu?

Bir ço farklı alanda yazıları blogunuz da yayımlaya bilirsiniz.Çünkü çok farklı şeylerle ilgileniyor olabilirsiniz.

Bunu yapmayın!

Çünkü bu gerçekten büyük bir tehlikedir.

Özellikle kişisel blog  adı altında yayın yapan ve neden bahsettiği belli olmayan siteleri bilirsiniz sanırım. Kim bir araştırma yapmak içi böyle bir blog sitesine girer?.

Yada genel olarak ne hakkında yazdığı belli olmayan bir sitedeki bilgiler kime inandırıcı gelir?.

Çok yüksek trafiğe sahip haber sitelerinde WordPress hakkında yazılar gördüm. Bunlar bana sadece komik geldiler. Çünkü bu çabaları onlara bir şey katmak bir yana, sadece çöplüklerini biraz daha kirletmekten başka bir işe yaramıyor demektir.

Yazdığınız her şeyin belirli bir kitleyi hedeflemesi gerekir.

Yazarken yapılması gerekenler

Tamam, eğer blog yazısı fikriniz yukarıdaki 3 sorunun testini geçerse, o zaman oturup yazmaya başlayabilirsiniz.

Gönderiyi yazarken göz önünde bulundurmak istediğiniz ana şey kullanıcı deneyimi olmalıdır.

4- Sadece bir metin duvarı mı yazdınız?

Okuyucularınızın çoğu, sayfayı geldiklerinde hızlı bir şekilde tarar. Sayfanızı taradıklarında okunabilir olduğunu düşünmeleri önemlidir.

Bu nedenle, yazılarınızın taranabilir olduğundan emin olmanız önemlidir.

Tam olarak ne anlama geliyor?

  • Gönderiniz duvar gibi bir metin yığınından mı oluşuyor, yoksa gereği gibi kısa paragraflara ayrılmış mı?.
  • Alt başlıklar kullanılmış mı?.
  • Gereken yerlerde görsel kullanılmış mı?.
  • Dikkati toplamaya yardımcı biçimlendirmeler yapılmış mı?.
  • Gereksiz ve faydasız detaylardan temizlenmiş mi?.

Bunlar, okuyucunuzun durmasına neden olan her şeylerdir çünkü içerik onlara okunabilir gelecektir. Bu onların okumasını çok daha kolaylaştırır.

Bazı blog yazarlarının kendileri okumayı sevmediği için uzun içerikler yazmazlar. Bahaneleri uzun içerikleri kimsenin okumadığıdır.. Sizde uzun yazıları okumaktan hoşlanmıyor olabilirsiniz. Ancak bunun nedeni okuduğunuz uzun yazıların önemsiz konular için ve zayıf yazılmış olması olabilir.

Sadece bir metin duvarı yazmazsanız içeriğiniz uzun da olsa okunur.

5- Geçmişteki yardımcı yazılara bağlantı verdiniz mi?

Sitenizde belli bir sayıda yazıya ulaştığınızda, içerik oluştururken konuyla alakalı destekleyici yada yardımcı bilgiler içeren eski yazılara bağlantılar vermelisiniz.

Site içi linkleme Arama motoru optimizasyonu /SEO için değerli olduğu kadar, okuyucunuz için de değerlidir. Konuyla ilgili çok daha fazla detay bulmasına yardımcı olur.

6- Bağlamsal görüntüler ekleme

Daha fazla taranabilir hale getirmek için yayınınıza resim eklemenin faydalarını zaten okudunuz, ancak görseller SEO’da da büyük bir rol oynayabilir.

Gönderinizde belirli anahtar kelimeleri hedeflemeye çalışıyorsanız, resimler, söz konusu anahtar kelimeleri alt etiket olarak eklemenize olanak sağlar.

Alt etiketleri o görüntülerin ekran okuyucular kullanan kişiler için erişilebilir olmasını sağlar.

Bunu söylüyor olmamız tüm yazılar için görsel kullanmanız gerekir anlamını taşımaz. Yazınıza uygun resim bulamadıysanız yada gerekli olmadığını düşünüyorsanız o zaman hiç bir görsel eklemeyin.

7- Kitlenize cevaplaması için soru sormak

Yazının sonunda tartışmaya katılım sağlamak için okuyucuya bazı sorular sormak uygulanabilir bir yöntemdir ve bunu bir çok blog yazarı kullanır.

Kişisel olarak sadece yazdığım konuya dair başka bir çözüm yada öneri duymak ilgimi çekiyorsa, yalnızca o konular için bunu yapıyorum.

Sitenizde insanların yorum yapması sizin için önemli ise bunu sıklıkla yapmalısınız.

8- Düzeltme

Yazıyı yayımlamadan önce gerekirse 10 defa okumalısınız. Basit dil bilgisi hataları çok önemli değildir. Dil konusunda kimsenin eline su dökemeyeceğini iddia eden yada edilen kişiler bile bu tür hataları sıklıkla yapar.

Önemli olan şey mana değişikliklerine neden olacak düzeyde çok sık hata yapmamaktır.

Dil hataları ve diğer olası hataları yazarken gözden kaçırmış olabilirsiniz. Bu nedenle her zaman son bir kontrol yapmadan yazınızı yayımlamayın.

9- İyi bir başlık ekleyin

Bu, blog yayınınızın en önemli yönü olabilir. İnsanları içeriğinize çekemiyorsanız, başınız belada demektir.

Yazı başlığınız okuyucuyu ikna etmeli, heyecanlandırmalı, korkutmalı veya farklı bir duygu uyandırmalı. Ama mutlaka bir duyguya sevk etmeli.. Gönderiyi okumak için bağlantınıza tıklamaları gerektiğini düşünmelerini sağlamanız gerekir..

İyi yazı yazmak bir sanat ise, başlık o sanat eserinin tacıdır.

10- Konuyu gerektiği kadar işlediğinden emin ol

Bazı blog yazarlarının 2000 kelimelik makale yazdığı yerde, aynı konu için 400 kelimelik bir makale yazıyorsanız, o yazıyı sadece iş olsun diye yazıyorsunuz demektir.

Konuyu yeterli uzunlukta işlemenin en kolay yolu, konuya dair kitlenizin sorabileceği soruları tespit etmek tamamına cevaplar sunan bir içerik hazırlamaktır.

Bir konuyu 5-10 parçaya bölüp daha fazla indeks almaya çalışan kişiler hala var. Ama siteleri iğrenç birer çöplüğe döndüren bu rezil uygulamanın artık kimseye faydası yok. Aksine Google bu tür siteleri cezalandırmakta.

11- Temiz URL'ler oluşturun

Blogunuzun URL’lerinin birkaç nedenden ötürü temiz kalması önemlidir:

  1. SEO ile biraz yardımcı olur.
  2. Yayınlarınızı geleceğe hazırlamanıza olanak tanır.

Konu hakkında bilgi almaya yarayan URL ler kullanmak sitemizin SEO su açısından faydalıdır. Bunun yanında gelecekteki içerik düzenlemelerimiz, güncellemelerimiz ve SEO çalışmalarımız için başlangıçta temiz URL yapıları kullanmak faydalıdır.

Sitemizi düzenlemeye başladığımızda URL yapıları için endişe etmemize gerek kalmadan daha hızlı biçimde işimizi yapabiliriz.

Yayımladıktan sonra yapılması gerekenler

Yazıyı tamamladınız ve yayımladınız. Bunu teşvik etmek için zaman harcamayacaksanız, bu zamanın tamamını mükemmel ama kimsenin bilmediği bir yazıyı hazırlamak için harcamak hiç mantıklı değil.

Şimdi içeriğin duyurulması gerekir.

12- Sosyal medyada paylaşın

Yayınlarınızı sosyal medya hesaplarınız dan ve çeşitli guruplardan paylaşın. 

Kitlenizin daha fazla bulunduğu mecraları tespit edip onlara yönelmelisiniz. Tüm sosyal medya ağlarını kullanmaya çalışmak yerine bir yada bir kaçına odaklanmanız akıllıca olur.

Sosyal medyadaki kitlenizin %10’una ulaşırsanız bu iyi bir başarıdır.

13- Blogger arkadaşlarınızla paylaşın

Nişinizde, blogunuzdan yararlanacak bir kitleye sahip olduğunu düşündüğünüz diğer blog yazarlarını bulun.

Bunun kolay olmadığını biliyorum. En büyük nedeni de blog yazarlarının bencilliğidir.

Ancak yinede bu paylaşımın her iki tarafında faydasına olduğunun idrakinde olan blog yazarlarını bulmak mümkün.

14- E-Mail takipcilerinize gönderin

Bu isteğe bağlıdır, çünkü bazı kişiler e-posta listelerini küçük güncellemelerle “rahatsız etmekten” hoşlanmazlar. Bu bir endişe kaynağıysa ve haftada bir çift gönderi yazıyorsanız, o zaman yazdığınız yayınlar hakkında kullanıcıları bilgilendiren bir haftalık bülten gönderin.

Aboneleriniz sizden haber almak ister, bu yüzden yayınlarınızı okurken en heyecanlı kişilerden biri olmalıdır.

15- Yorumlara yanıt verin

Birinin bloguna yorum yazmak için zaman ayırmaktan daha iyi bir şey var mı?

Siz bir yorum yazdığınızda karşılık görmek istersiniz. Kitleniz de öyle…

Bu yüzden birisi sitenize yorum yapmaya karar verdiğinde, onlara yanıt vermek için zaman ayırdığınızdan emin olun. Yorum için onlara teşekkür edin ve olabilecek tüm soruları yanıtlayın.

Yayımladıktan haftalar / aylar sonra yapılması gerekenler

Yazıyı yayımlamanızın üstünden uzun süre geçtikten sonra yapmanız gerekenler var.

Bunları yapmak başarınızı sürekli hale getirmek açısından önemlidir.

16- Analizlere bakın

Analizlerinizi sürekli kontrol etmeniz sizin için kötü bir alışkanlık olabilir. Devam etmeyi sürdürmen gerektiğini unutup sadece sayılarla boğuşmak akıllıca değildir.

Bununla birlikte, neyin işe yarayıp neyin işe yaramadığını anlamak için analitenizi de incelemeniz gerekir.

Hangi yazıların iyi performans gösterdiğini ve hangilerinin sınıfta kaldığını görmeniz gerekir.

Bu rakamlar içeriğin işe yaramaz olduğu anlamına gelmez. Bazı yayınlar yeterince tanıtılmamış olabilir, belki de onları yeniden tanıtmanız gerekiyor. Böylece daha fazla trafik elde edebilirsiniz.

Ayrıca, bir gönderi için trafiğin nereden geldiğini de görmek faydalı olacaktır. Bir sonraki yazı için tanıtım çalışmalarınızı nereye yönlendireceğinize karar vermenize yardımcı olacaktır.

17- Dahili bağlantıları kontrol edin

İçeriği yayımladınız ama bu son içeriğiniz değil. Bundan sonrada bir çok yazı ekleyeceksiniz vede bu süre içinde muhtemelen eklediniz.

Yeni yazılarınızdan eski yazılarınıza bağlantıları eklediniz ama eskilerden yenilere bağlantı eklemediniz. İçeriğin yayımlanmasından belli bir süre sonra bunu da dikkate almalı ve uygun bağlantıları eklemelisiniz.

18- İçeriği geliştirerek güncelleyin

Blog yazınız belli süre sonra ilk gönderim zamanındaki trafiğin çok altında trafik almaya başlar. Hatta bazen trafiği neredeyse tamamen kaybolur.

Yeni bilgiler ışığında içeriğinizi güncellemeniz, içeriğin yeniden trafik kazanır hale gelmesine ve sıralamasının artmasına yardımcı olur.

İçeriğinizi güncellemek demek yayın tarihini değiştirip yeniden yayımlamak demek değildir. 

Güncellenmiş içeriğin gelişim göstermesi gerekir. Artık geçerliliği olmayan stratejilerin kaldırılması, yeni önerilerin eklenmesi vs gibi…


Oturup hızlıca bir yazı yazıp yayımlayarak blog yazarlığı yapabileceğinizi, hatta bununla para kazanabileceğinizi düşündünüz mü?.

Bunu düşünmüş iseniz kabul edin ki yanıldınız.

Başarılı blogcular sitelerinin büyümesi ve bir kazanç kapısı haline gelmesi için yapmaları gereken bir çok şey olduğunu bilirler.

Artık en önemlilerini sende biliyorsun. 

Şimdi blogunu kontrol etmek için en doğru zaman.

Görüş ekleyin 0 yorum